BANU AVAR BU HAFTANIN KONUĞUYDU

Bu sayfa 2010-02-09 22:37:35 tarihinde yayınlandı ve 275 kez okundu.

Bursa Gazeteciler Cemiyeti ile Nilüfer Belediyesi’nin birlikte düzenlediği Aydınlarla Yüz Yüze Söyleşileri, Banu Avar’ın konuk olduğu söyleşiyle devam etti.


-“Yeni Dünya Düzeni” en tepedekilerin kurguladığı bir düzendir. İstenen tek kültürlü, tek hukuklu, tek ordulu, tek bayraklı, tek dinli bir dünya devletidir…”
-Yakında hepimiz 4-C’li olacağız. Bunun önüne geçmenin tek çaresi Tekel işçileri ile dayanışma içinde olmak, Tekel işçilerinin mücadelesini destek vermektir.”
Nilüfer Belediyesi ile Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Aydınlarla Yüz Yüze Söyleşilerinin konuğu gazeteci yazar Banu Avar’dı. Basın Kültür Sarayı, Uğur Mumcu Koferans Salonu’nda yapılan söyleşi Bursalılardan büyük ilgi gördü. Salonda tüm koltuklar doldu. İkinci salon da dev perde ile konukların izlenimine açılmasına karşılık, izleyicilerin bir kısmı söyleşiyi ayakta dinlemek zorunda kaldı.
BGC Başkanı Nuri Kolaylı’nın yönettiği söyleşide Banu Avar, sözlerine Tekel işçilerine desteğini açıklayarak başladı.
Avar,  “Tekel Dayanışma Grubu” adıyla bir grup oluşturduklarını, kendisinin de bu grubun temsilciliğini üstlendiğini söyledi. Avar, şöyle konuştu:
“Dediğimiz şudur: Çok yakında hepimiz 4-C’li olacağız. Bazıları bunu anlamıyor. Garip imeiller alıyorum. Buradan anlıyorum meseleyi hiç anlamadıklarını. Yakında şöyle olacak: AB’nin dayattığı yeterlik belgesi istenecek Türkiye’de her meslek için. O yeterlik belgesine sahip olmayana iş verilmeyecek. O belgeyi alamayan çalışamayacak. Nasıl rahatlıkla her şeylerini satıyorlarsa, işsizlik sorununu da üstümüze yıkarak çözmeye çalışacaklar. Mesela doktorlar, avukatlar için geçerli bir durum. Ne kadarı olur bilmiyorum, ama hesapları böyle. Üzerimize biçtikleri elbise budur. Hepimizi 4-C’li yapmak istiyorlar. Bu saldırıda 2010 yılı özellikle çok önemli. Bu ayın 27’sinde Diyarbakır’da bir toplantı yapılacak. ABD’nin kimi önemli adamları ile istedikleri gazetecileri çağırdılar bu toplantıya. Açılım olayını yeniden ısıtmaya, yeniden gündeme getirmeye çalışacaklar.”
Türkiye’ye biçilen, ama Türkiye’ye iyilik getirmeyeceği de açık olan bu deli gömleğine karşı direnmek gerektiğini belirten Avar, bunun yolunun da özellikle Tekel işçileri ile dayanışmadan geçtiğini söyledi. Avar, “4-C yasasının ortaçağda bile örneğinin olmadığını, sigortalı olmayı olanaksızlaştırdığını, kıdem tazminatı gibi hakları yok ettiğini” ifade ederek şöyle devam etti:
“4-C’ye karşı bugün, tek çare Tekel işçilerinin yanında olmaktır. 4-C demek iki dudak arasında olmak demektir. Geleceğin ne olacak? Ne olacağı işverenin iki dudağı arasında olacak. Bu yüzden Tekel işçileri çok kararlılar. ‘Ben öleyim daha iyi’ diyorlar. ‘Çünkü ölüm, daha fazla para ediyor’ diyorlar.”
BELGESEL FİLM
Banu Avar, hazırladığı belgesel bir film olduğunu, sözlerini bu filmin izlenmesinden sonra sürdüreceğini belirterek konuşmasına ara verdi.
Belgeselde Amerikalı büyük tekel grupları Rothschild’ler, Rockefeller, Morgan gibi grupların dünya egemenliği için geçmişi çok eskiye dayanan hesaplarından söz edildi. Bu büyük sermaye gruplarının uluslararası örgütler ile devletler ve siyaset adamları arasındaki somut bağlara dikkat çekilen belgeselde, “ Tüm Amerikan başkanları, tüm finans kurumlarını yönetenler, Dünya Bankası’nın başına geçirilenler, Birleşmiş Milletleri yönetenler, Rothschild, Rockefeller ve Morgan’ın dünya egemenliği için temelini attığı Dış İlişkiler Konseyi ile bağlantılıdır. Kissenger da , Holbrooke da, baba oğul Bushlar da , Clinton da, Kennedy de, Obama da bu grupların adamlarıdır. Yeni dünya düzeni en tepedekilerin kurguladığı bir düzendir. İstenen tek kültürlü, tek hukuklu, tek ordulu, tek bayraklı, tek dinli bir dünya devletidir” denildi.
NATO’nun da bu çerçevede yaratılmış askeri bir örgüt olduğu savunulan belgeselde, “Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, gözler zengin İslam coğrafyasına çevrildi. NATO artık kendi dışındaki nükleer güç sahibi ülkeleri tehdit sayacaktı. Kendi denetiminde olmayan  ülkeleri tehdit sayacaktı. Küresel finansın gelir kaynaklarını engelleyen her türlü oluşumu tehdit sayacaktı. Bu görüş çerçevesinde, dünya imparatoru Amerika’nın yanında yada ona karşı olan devletler vardı. Ve NATO Amerika’nın karşıtı olanlara müdahale etmekle yükümlüydü” şeklindeki saptamalara yer verildi.
HER ŞEYİ ÇOK ÖNCEDEN HAZIRLADILAR
Belgeselin izlenmesinin ardından konuşmasını sürdüren Banu Avar, belgeselde adı geçen çok uluslu şirketlerin Yeni Dünya Düzeni denilen, dünyaya egemen olma planı için her şeyi çok önceden hazırladıklarını, Türkiye’de tartışılan ve yaşanan birçok hadisenin de bu planlarla yakından ilişkili olduğunu söyledi.
Kişisel tanıklıklarından örnekler vererek konuşmasını sürdüren Banu Avar: “Chavez’e söz geçiremiyorlar. İran’a da söz geçiremiyorlar. Bizde istediklerini yaptırıyorlar, acaba neden? Dünya Bankası’ndan Kemal Derviş geliyor, finans sistemini istediği gibi şekillendiriyor. Hükümete Tekel’i sat, limanları sat, hava meydanlarını sat diyorlar, bunlar hemen satılıyor… Bu nasıl oluyor?..” dedi.
Kontrgerilla, Gladyo gibi yapıların çok uluslu şirketlerin planlarının bir parçası olduğunu savunan Avar, şöyle devam etti:
“BBC’den ayrılıp Türkiye’ye geldiğimde, işsizdim o zaman, dediler ki “Dekstır”lık(?) yapar mısın? Bu, onlara röportajlar ayarlamak anlamına geliyormuş. O zaman, az önce izlediğimiz belgeselde adı geçen Dış İşleri Komisyonu’ndan yetkili biri: ‘Abdullah Gül’ü biz yetiştirdik’ demişti. ‘Abdullah Gül’ü, Fehmi Koru’yu, bir de Büyükşehir Belediye Başkanı’nı istiyoruz’ demişti. O zaman, Abdullah Gül, bilinen biri değildi. Necmettin Erbakan’ın adı geçtiğinde, ‘Hayır onu istemiyoruz. Bizim istediklerimiz Gül, Koru ve Erdoğan’dır’ demişlerdi…
Bu da gösteriyor ki, her şeyi çok önceden hazırlıyor adamlar. Hiçbir şeyi de rastlantıya bırakmıyorlar…”
Avar, daha sonra izleyicilerin sorularını yanıtladı ve okurları için kitaplarını imzaladı.


BGC'DEN YENİ EMNIYET MÜDÜRÜ YILMAZ'A ZIYARET

BGC Başkanı Nuri Kolaylı ve yönetim kurulu üyeleri, yeni Emniyet Müdürü Halil Yılmaz’ı makamında ziyar... devamı

Marmara Bayram’ın konusu BURSASPOR olacak.

Ramazan Bayramı’nın ilk günü yayınlanacak olan Marmara Bayram Gazetesi’nde ana konu olarak Bursaspor ele a... devamı

KOLAYLI: SANSÜR KALKMADI

Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, basından sansürün kaldırılışının 102. yıldönümü ne... devamı

BGC ÜYELERİ DAYANIŞMA GECESİNDE BULUŞTU

Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından basından sansürün kaldırılışının 102. yılı nedeniyle Kültürpark... devamı

“SUCUK-EKMEK PARTİSİ” BGC ÜYELERİNİ VE AİLELERİNİ BİR ARAYA GETİRDİ

Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nce düzenlenen “Sucuk-Ekmek Partisi”, Perşembe akşamı Kültür Park’ta yap... devamı