Bülent Arınç’la medya buluşması
Bursa’daki yerel televizyonların temsilcileri, 24 Kasım Perşembe günü 14.00 – 15.30 saatleri arasında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile canlı yayında bir araya geldiler.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı moderatörlüğünde Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde gerçekleşen canlı yayına Olay TV’yi temsilen Ahmet Emin Yılmaz, AS TV’yi temsilen Necati Kartal, Line TV’yi temsilen Erdinç Karakaş ve Bursa TV’yi temsilen Aysun Karlı katıldı.
Bursa’nın 4 yerel televizyon kanalı olan Olay, AS, Line ve Bursa TV’de aynı anda canlı yayınlanan programda Bursa, Türkiye ve dünya gündeminde öne çıkan gelişmeler ele alındı.
Bursa Basınında konuyla ilgili şu haberler yayımlandı.
‘ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANLIĞINI HAKEDİYOR’
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ’Bana sorarsanız ’Sayın Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığını hak ediyor mu’ diye; benim cevabım da ’yerden göğe kadar hak ediyor’ olur. Kendisi arzu eder mi; bunu şimdiden değerlendirmek mümkün değil’ diye konuştu.
Bursa’da yerel televizyonların ortak yayınına katılan ve gündemi değerlendiren Başbakan Yardımcısı Arınç, terör örgütünün çılgınlaşmış bir şekilde sıra dışı eylemler yaptığını ifade ederek, "Terörle mücadele eden bir ülkede yaşıyoruz. Artık İmralı-Kandil ilişkisi ortadan kalkmıştır. Talimatlar gitmemektedir ve örgütün başlarındakiler de bu konuda bir dağınıklık içindedir. Dış destek Türkiye’nin her zamankinden daha fazla yanındadır ve güvenlik güçlerimiz her zamankinden daha iyi bir noktadadır. Biz de teröre çok güzel cevaplar verdik. Ben bütün sevincimle yüreğimle söylemeliyim ki hiçbir zaman olmadığı kadar terörle mücadelede başarılı bir dönemdeyiz. Hiç girilmeyen yerlere giriliyor. Temelinden meseleye bakılıyor. Kafası ile gövdesinin arası kopartılıyor. Sadece birilerinin çılgınca kendisini feda ederek yaptığı eylemler gözüküyor. Artık İmralı-Kandil ilişkisi ortadan kalkmıştır. Talimatlar gitmemektedir ve örgütün başlarındakiler de bu konuda bir dağınıklık içindedir. Dış destek Türkiye’nin her zamankinden daha fazla yanındadır ve güvenlik güçlerimiz her zamankinden daha iyi bir noktadadır. Ben umuyorum ki yakın zamanda örgüt eylem yapamaz duruma gelir. Kötünü kazımak, sonuna kadar gitmek, bunlar ayrı bir şey, bunlar da mümkün olacak, ama bizim bütün amacımız silah bırakılması, örgütün eylem yapamaz noktaya gelmesidir" dedi.
Bülent Arınç, ’Sizin düşüncülerinizi merak ediyorum, Erdoğan Cumhurbaşkanı olur mu’ sorusuna ise şu cevabı verdi:
"Şimdi de un çuvalına girersem farklı anlaşılır. Günü geldiğinde halk cumhurbaşkanını seçecek. Kim aday olur, kim aday olmalı? Biz günü geldiğinde sandık başına gittiğimiz zaman sivil cumhurbaşkanlığı adayları için oy kullanacağız. Bana sorarsanız ’Sayın Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığını hak ediyor mu’ diye. Benim cevabım da ’yerden göğe kadar hak ediyor’ olur. Kendisi arzu eder mi? Bunu şimdiden değerlendirmek mümkün değil. Ama biz o dönem geldiğinde Türk halkı olarak cumhurbaşkanını başarıyla
seçeceğiz."
ARINÇ’’TAN DERSİM YORUMU
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Dersim Olaylarının sadece CHP'nin değil, Türkiye'deki 74 milyonun meselesi olduğunu belirterek, "Bu olaylardan herkes üzülmeli. Yoksa tarihimizle yüzleşemeyiz" dedi.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bursa'daki yerel televizyonların genel yayın yönetmenleri ile bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dersim meselesinin sadece CHP'nin değil, Türkiye'nin de meselesi olduğunu kaydeden Arınç, "Dersim CHP'nin iç meselesi değil, böyle göremeyiz. CHP 1950'ye kadar tek parti iktidarında devam etti. 1944'den sonra ayrışmalar başladı. Bu tarihlerde yaşanan birtakım olaylar insanları üzdü. Dersim bu olaylardan birisi. Birilerine göre isyandır, kimilerine göre insanların talepte bulunmasıdır. Bunların reddedilmesi bombalayarak olmamalı, sürgünle olmamalıydı. Bir zaman bunların konuşulması mecbur hale geliyordu. Kapalı kapılar ardında konuşulması daha kötüdür. Dünkü açıklanan belgeleri ta öncesinden biliyorduk. 213 bin kişi fiilen katledildi. Mağaraları bombalamak ve dereye atılmak suretiyle. Bu insanları ortadan kaldırmak, gözdağı vermek ve daha ağır şekilde davranmak şüphesiz yanlış bir olaydır. İnsan hakları gözü ile bakarsak devletin bazı birimlerinin de bu işin içinde olması, bu olaydan duyulan üzüntüyü artırdı" diye konuştu.
Dersim Olaylarının ardından tarihle yüzleşmek gerektiğini ifade eden Arınç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Geçmişte yapılan baskıcı rejimin günahlarını ve çirkinliklerini konuşmak güzel bir şeydir. O nasıl olsa tarihte yazılı ve ortaya çıkacak. Dersim Olaylarından sonra bazı çocuklar üvey olarak verildi. Binlerce insan sürüldü. O zamandan hayatta kalan da yok. Bursa'da siyaset yapan Hasan-Hüseyin'in, yani herkesin, 'Bu olaydan üzgünüz' demesi gerek. Bunu söylemezseniz tarihinizle yüzleşemezsiniz. Yoksa havanda su döversiniz. Kendinizi aldatırsınız. Bu çok acı bir olaydır. Bu halka karşı bu zülüm yapılmamalıydı. Dersim 74 milyon insanın olayıdır. Dersim Olayı, devletin ve siyasetin, hukukun olayıdır" ifadelerini kullandı.
Derin devlet kavramını değerlendiren Arınç, "Bir devletin tek bir yüzü vardır. Bunu Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül de söyledi. Cumhurbaşkanı, 'Devletin bir yüzü vardır, o da hukuk yüzüdür' dedi. Bir tek o yüzü olmalı. Dersim'de hukuk yok. İstiklal Mahkemelerini çok iyi biliyoruz. Sorgusuz, çocuk yaşta olanların idam edildiğini biliyorum. Gerçeklerin mutlaka ortaya çıkması gerek" dedi.
Suriye'de yaşanan olayların ardından ülkedeki birlik ve beraberliğin kendi içinde çözülmesi gerektiğini ifade eden Arınç, Türkiye'nin Suriye'ye herhangi bir müdahale yapması veya müdahale yapanlara desteğinin söz konusu olamayacağını söyledi. Arınç, "Beşar Esad ailesi ve hükümeti ile olan ilişkilerimiz herkes tarafından biliniyor. Ama kendi halkına zulüm ediyor. Biz gerekli ikaz vazifemizi yaptık. Dün yaşanan gösterilerde 24 kişi hayatını kaybetti. Başbakan ve Cumhurbaşkanımızın yönetimi ikaz etme tavırlarını doğru buluyorum. Kesinlikle Suriye'ye müdahale yapılmasını istemiyoruz. Türkiye'nin içinde olacağı müdahale söz konusu değil. Türkiye dışındaki birtakım ülkeler, Türkiye'nin Suriye'deki olaylara müdahale edeceğini söylüyor. Külliyen yanlıştır. Böyle bir şey mümkün değil. Biz o olayların yönetici değiliz. Suriye'nin kendi iç meselesidir. Yönetim, hak talebinde bulunanlara silah kullanmasın. Demokrasi biraz daha güçlü olsun. Bütün muhalif unsurlar parlamentoda temsil edilsin. Tank ve top kullanılmamalı. Suriye'nin kendi içindeki dönüşümünün süratle olması gerekir. Bu gündemler asıl gündemlerdir. Ama Türkiye'nin değişmeyen gündem maddesi, 'Gerçek bir hukuk devleti olacak mıyız, olmayacak mıyız' olmalı. Geçmişte yaşananlar, 12 Eylül ve 28 Şubat incelenmeli ve yargı kararına bağlanmalı. Türkiye'de bir şey hakim olmalı, o da hukuktur" diye konuştu.
Arınç, Ayasofya'nın kayıtlarda bir cami olduğunu dile getirerek sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Ayasofya Orhan Gazi döneminden bu yana cami olarak kaldı. Cami diye vakfedildi. Uzun yıllar cami oldu. Bu konu ile ilgili kamuoyunda yanlış açıklamalar oluyor. Ecdadın laneti var. Vakfiyeler, 'Burayı farklı amaçla kullanırsanız lanetlenirsiniz' diyor. Camilikten çıkarırsak lanetleniriz. Ben lanetten korkarım. 'Kilise camiye dönüştürülüyor' diyenler var. Burası müze olarak kayıtlarda geçiyor. Tamam, inanç turizmi çok önemlidir. Ben bu işten sorumluyum. 'Sokakta papaz görmek istemiyoruz' diyen insanların bugün hangi noktaya geldiğini söylemek istiyorum. 1952 yılında rahmetli Menderes Patrikhane'yi ziyaret etti. Bir kısım medya tarafından eleştirildim. 'Papazları görünce coştu' diye başlıklar oldu. Heybeliada'ya gittim. Hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Biz onlarla birlikte Türkiye'yiz. Onları ayrı tutamayız. Böyle bir düşmanlığı reddediyoruz.
AHMET EMİN YILMAZ
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın 12 Haziran’da Bursa Milletvekili olmasından bu yana AK Parti’de yeni bir dönem başladı.
Ne var ki…
12 Haziran ile başlayan bu sürecin yeni bir dönemden yeni bir yapıya dönüşmesi beklentisinde olanlardan kimileri kendi siyasi stratejilerini geliştirebilmeleri için Arınç’ın desteğine ihtiyaç duyuyorlar, hatta Bülent Arınç-Faruk Çelik çatışması beklentisindeler.
Yeni dönemin dizaynı, kongrelerin şekillenmesi açısından bakıldığında Bülent Arınç’ın vereceği mesaj ya da işaret gerçekten çok önemli.
Bize göre…
Bugüne kadar hep beklenen o mesajın ilk şifreleri dün Nuri Kolaylı’nın moderatörlüğündeki Olay Televizyonu, AS TV, Line TV, Bursa TV’nin ortak yayınıyla ekranlara gelen Bülent Arınç-Medya Buluşması’nda alındı:
“Seçilmiş ve görevde olan herkes çok iyi, herkes çok başarılı, herkes işini çok iyi yapıyor.”
Yaklaşımını isimlendiriyor da:
“Büyükşehir Belediye Başkanı çok başarılı, çok güzel işler yapıyor. İl Başkanı Sedat Yalçın çok başarılı oldu, seçimde iyi sonuç aldı. Osmangazi İlçe Başkanı Refik Özen çok başarılı bir ilçe başkanı.”
Sonrasında vermek istediği mesaj şu:
“Yeniden aday gösterilirler mi, yoksa daha iyi yapacak olan mı bulunur onu zamanı gelince karar veririz.”
Yani…
Kimsenin yerini ve pozisyonunu garanti görmemesi gerektiğinin mesajını veriyor. Bir mesajı daha var:
“Değişen ilçe başkanı bir bakarsanız il başkanı, belediye başkanı, İl Genel Meclisi Başkanı ya da meclis üyesi olarak karşımıza çıkar. Bizde herkese görev var.”
Yani…
Görevini kaybeden ya da kaybedeceklere “Dövünmeyin. Yeni görevler alabilirsiniz” umudu veriyor.
Özellikle…
Delegeyi demokratik şekilde ve üyenin önüne sandık koyarak yapma başarısı gösteren bir partide ilçe kongrelerine Genel merkez müdahalesini tanımlarken, “kaliteli ve birikimli kadroların yarışan listelerde bölünmemesi” amacına vurgu yaparken, “Genel Merkez kararı bir tavsiyedir, çok adaylı kongreler olabilir” dedi.
Buna karşın çıkıp seçilecek olanlara da güvence verdi:
“Aday olana karşı gelmeyiz. Seçilirse devam eder, karışmayız.”
Bu arada…
İl Başkanı Sedat Yalçın için açtığı özel bir paragraf açıp, “İl Başkanının görevi yönetimini ve teşkilatı iyi çalıştırmaktır” dedikten sonra beklentilerin vadesini uzattı:
“Sedat Yalçın kendi kantara çıktığında göreceğiz bakalım, o mu aday olacak, yoksa başkası mı?”
Bir şey daha…
AK Parti’nin tüzüğü gereği, üç dönem seçilme barajını doldurdukları için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere kendisi de dahil bir çok ismin 2015 seçiminde aday olamayacaklarını söylerken özel bir vurgu yaptı:
“Benim belediye başkanlığı niyetim de yok.”
-“Dersim CHP’nin iç sorunu değil”-
Yönelttiğimiz bir soruyu cevaplarken “Dersim CHP’nin bir iç sorunu değil” diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bölgede devlet incelemesi sonrası hazırlanan raporları içeren belgelere dikkat çekip şunu söyledi:
“Orada öldürülen insanlar var. Bunların hesabı sorulmasın mı?”
-“Suriye’ye girmeyiz, izin de vermeyiz”-
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelttiğimiz sorulardan biri Suriye ile diplomatik sınırı aşma noktasına gelmemizdi.
Net bir cevap verdi:
“Hükümet sözcüsü olarak söylüyorum. Türkiye’nin Suriye ile ilgili bir planı yok. Suriye’ye girmeyiz, başkasına da izin vermeyiz.”
AYSUN KARLI
AK Parti’ de herkese ekmek var!
Bu sözler Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a ait. Dün Merinos AKKM’de 4 televizyonun temsilcileri olarak ortak yayında buluştuk. Arınç’ın reflekslerini ve temposunu seviyorum.
Bursa TV, Olay TV, Line TVve AS TV’den aynı anda yayınlanan ‘Medya Buluşması’nda herkes kendince sordu ve yanıtını aldı. Söylenen her sözün anlamlı yorumları var. Özellikle de parti içi demokrasi ve oligarşi eleştirilerine yönelik dikkat çekici sözler söyledi Arınç.
Bana göre aba altından sopada gösterdi, kendince nerede durduğunu da gösterdi. ‘Eşit mesafe’ bakışı ve sözleri… Mesela neler dedi…
Ak Parti’de herkese ekmek var.Faruk Çelik’le iki yakın aileyiz. Görev sürem bitince gidip belediye başkan adayı olmam. Sedat Yalçın çok başarılı. Delege seçimlerini en iyi şekilde yaptılar. Büyükşehir Belediye Başkanı iyi işler yapıyor. Zamanı geldiğinde kim ne olur ne yapar o zaman konuşulur.
Yarış elbette olur. Genel Merkez olarak kongre sürecinde bazı tespitlerde bulunup ‘şu isim etrafında buluşun’ diyebiliyor. Böylece tek aday etrafında birçok iyi ismi yan yana getirebilmekte mümkün.Herkes sonucuna katlanır… Sırtındaki un çuvalını yere düşürmemek siyasettir!
Bu sözcükler o an not alabildiklerimdi. Dedim ya dilediğiniz yerden çekin sözcükleri. Yani herkese mavi boncuk falan dağıtmadı. Söylediği gibi siyasetini un çuvalını yere düşürmeden yapıyor. Ki o sırada Arınç’a mevcut işleyişin delege seçimlerini yapsa da partide hala oligarşinin hâkim olduğunu hatırlattım. Bu uygulamalara sıcak baktığını hissettim.
Tabi kendimi Bülent Bey’in yerine koysam neresinden bakardım Bursa fotoğrafının tam kestiremiyorum. Anlık mı olurdu, birikmiş mi yansımalar. Yaşamak lazım belki. Ancak siyasetin ustasının manevraları keskin, nüansları net. Çünkü geriye dönük kimseyle ilgili şu, bu ya da olumsuz demiyor. Herkes için ‘müspet’ diyor.
‘Elimde beyaz bir kâğıt var’ sözleriyle de fikir sahibi olmadan çok tabansal eylemler içinde olmayacağa benziyor. Olsa da zaten aba altı mesajları yerini bulur! Süreçle birlikteyse tanıyıp kavradıkça da gereğini yapar, düşüncesini söyler. Ben bunu anladım söylediklerinden.
Seviye ve üsluptan tutunda, Dersim’den çıkarılacak derslere kadar aktardıklarında konuya hâkim. Ayasofya-cami-kilise tartışmalarına ilişkin aktardıklarında olduğu gibi. Samimi buldum. Tüm konulara hâkimiyetiyle karşısında kelime oyunu yapmanın kolay olmadığını gördüm.
Olay TV’ye de ortak yayında ki teknik altyapı katkısı sebebiyle teşekkür etmeli. Yarın da Bursa’nın menfaatine oluşan tüm konularda buluşmaların devamlılığı dileğiyle.




