TALAT ŞALK VE MAHİR KAYNAK AYDINLARLA YÜZYÜZEYE KONUK OLDU

Bu sayfa 2010-02-26 14:37:57 tarihinde yayınlandı ve 155 kez okundu.

Bursa Gazeteciler Cemiyeti ve Nilüfer Belediyesi işbirliğinde gerçekleştirilen "Aydınlarla Yüzyüze Söyleşileri" Talat Şalk ve Mahir Kaynak'ın katılımıyla devam etti.


Mahir Kaynak:
Türkiye'de bugün olup bitenleri dünya ölçüsünde, büyük bir projenin
parçaları olarak görmek lazım.  Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri'nin
hırpalandığına bakmayın! Yarın aynı silahlı kuvvetler daha güçlü ve
daha itibarlı olarak konumunu yeniden kazanacak.
Talat Şalk:
Yargının bağımsız ve tarafsız olması bir zorunluluktur. Bunun çeşitli
yolları olabilir. Bunlar muhakkak ki iyi şekilde araştırılacaktır.
Ancak bu hükümetin hazırlayacağı bir yargı reformuna güvenmiyorum.
Erzincan Başsavcısı'na yaptıkları ortada...


Basın Kültür Sarayı Uğur Mumcu Etkinlik Salonu'nda gerçekleşen
söyleşide "Türkiye'deki son gelişmeler" başlığı altında gündemdeki
konular ele alındı.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı'nın yönetiminde
gerçekleşen panelde, ilk konuşmayı yapan  Prof. Dr.  Mahir Kaynak,
gelişmelerin  büyük bir projenin uygulanmasıyla ilişkili olduğunu
söyledi.  Ülkemizde uygulamaya konan proje kapsamında partilerin
kapatılıp, yeni partilerin açıldığını, bunlardan eskisine "mürtecisin"
denilirken, onun içinden gelen yenisinin iktidar yapıldığını da
savunan Kaynak, "Projenin ne olduğunu ve kimin veya kimlerin projesi
olduğunu iyi anlamak, iyi bilmek zorundayız" dedi.
Prof. Dr. Mahir Kaynak, Türkiye'nin gündemindeki olayları hatırlatarak
sürdürdüğü  konuşmasında, gelişmelerin tezatlı olduğuna ve tezatlarla
ilerlediğine dikkat çekti. Bunun nedenlerini  iyi şekilde çözümlemek
gerektiğini ifade eden Kaynak, şöyle konuştu:
"Bakıyorsunuz: İlk kez olmak üzere bir başsavcı tutuklanıyor;  HSYK
ilk kez duruma müdahale etmek gereğini duyup tutuklanmaya yol açan
soruşturmayı yürüten özel yetkili savcıların bu yetkisini ellerinden
alıyor. İlk kez olmak üzere kuvvet komutanları sorgulanıyor; ilk kez
olmak üzere  çok sayıda general, amiral rütbesindeki asker
soruşturuluyor. İlk kez olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm üst
kademesi Genel Kurmay Başkanlığı'nda toplanıp durum muhasebesi
yapıyor...  Peki ne olacak? Nereye gidiyor Türkiye? Olaylar hayatımız
gibi çelişkilerle dolu. Tabii bir de hukuksal boyutu var. Ben en
sonunda söyleyeceğimi en başından söylüyorum: Türkiye büyük bir güç
olacak! Türkiye'de bugün olup bitenleri dünya ölçüsünde, büyük bir
projenin parçaları olarak görmek lazım.  Buna bağlı olarak da, bugün
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hırpalandığına bakmayın;  yarın aynı
silahlı kuvvetler daha güçlü ve daha itibarlı olarak konumunu yeniden
kazanacaktır. Bundan şüpheniz olmasın. Bunu ilk kez de söylüyor
değilim. Açıp bakın Nokta dergisinin 1986'yılındaki sayılarına,
göreceksiniz. Orada demişim ki: Türkiye Ortadoğu'nun en büyük gücü
olacak. Rusya ve ABD bu konuda tam bir işbirliği içindedir. Biz
istesek de, istemesek de bu böyle olacak!"
Kurtuluş Savaşı koşullarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ulusal
bir devlet olarak doğuşunun bir mecburiyet olduğunu ifade eden Kaynak,
"Dediler ki, eskiden sizinle ortaklığı bulunan bölgelerle bağlarınızı
kesin! Türkiye Cumhuriyeti alfabesini, eğitimini değiştirdi. Bu
bölgelerle olan bağlarını kopardı. O zaman yapılması gerekenin en
iyisini yaptı. Böylece hem kendini korudu, hem de 'biz tamamen yeni
bir devletiz, Osmanlı İmparatorluğu'nun eski parçalarında gözümüz
yok!' demiş oldu." Diye konuştu.
Kaynak, zamanın değiştiğini ve bu zamanın koşullarına uymak
gerektiğini belirterek Türkiye'den bunun istendiğini ve bunun
beklendiğini söyledi.
Türkiye'nin yalnız Ortadoğu'da değil dünya üzerindeki  etkinliğinin de
artacağını, bu gelişmenin hem ABD hem de Rusya'nın  politikalarıyla
uyum içinde olduğunu ve bu iki gücün Türkiye'de uzun süren bir
istikrasızlığı isteyemeyeceğini  belirten Kaynak,  "ABD Türkiye'ye,
'Kürt'e Kürt diyeceksin!' diyor. Hadi Aradolu'daki ne demiyorsun, ama
Kuzey Irak'a gittiğin zaman ne diyeceksin? O kendine Kürt diyorsa,
senin de öyle demen gerekir!.. Niçin yapıyor bunu? Çünkü Irak'ta
çekilme hazırlığında. Bunu ilan etmiş. Orada Türkiye'nin olması lazım.
Yoksa İran'ın egemenliği oluşur. Türkiye'nin Afganistan'daki yeri de
çok önemli. Orada önemli işler yapıyoruz. Bunu da herkes biliyor" diye
konuştu.
Söyleşinin diğer konuğu olan Emekli Cumhuriyet Savcısı Talat Şalk ise,
"Yargının bağımsız ve tarafsız olması bir zorunluluktur. Bunun çeşitli
yolları olabilir. Bunlar muhakkak ki iyi şekilde araştırılacaktır.
Ancak bu hükümetin hazırlayacağı bir yargı reformuna güvenmiyorum.
Açık konuşmak gerekirse kimseye da güven vermiyor. Erzincan
Başsavcısı'na yaptıkları ortada" diye konuştu.
Türk Ceza Yasası'nın ilgili maddelerini hatırlatan Şalk, HSYK'nın
Erzurum'daki savcıların özel yetkilerini kaldırmasının hem yasal, hem
de yerinde bir uygulama olduğunu söyledi.
Adalet Bakanlığı'nın Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in tutuklanması
ile ilgili harekete geçmesi gerektiğini de kaydeden Şalk, "Birinci
sınıf hâkimlerin sadece Yargıtay tarafından yargılanabileceği çok
açık. Mahkeme yetkisizlik kararı verememişse Adalet Bakanlığı'nın
sürece müdahale etmesi gerekir" dedi.
Saat 20.00'de başlayan söyleşi, Talat Şalk ve Mahir kaynak'ın
açıklamalarının ardından "soru-cevap" olarak devem etti ve saat
22.30'da sona erdi. Kaynak ve Şalk söyleşi sonrasında okuyucuları için
kitaplarını imzaladılar.

Talat Şalk
1938'de doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 8
Aralık 1970 tarihinde Kızıltepe'de Cumhuriyet Savcısı olarak çalışmaya
başladı. Mardin Cumhuriyet Savcılığından Düzce Cumhuriyet
Başsavcılığına atandı. 1987 yılı güz kararnamesi ile Ankara Cumhuriyet
Savcılığına atandı. 8 ay Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak çalıştıktan
sonra Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına atandı.
25 Temmuz 1988 günü Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
Savcısı olarak çalışmaya başladı. 15 Şubat 2003 tarihinde Ankara
Cumhuriyet Savcılığı görevindeyken yaş haddinden emekliye ayrıldı.
Mahir Kaynak
1934 yılında Gaziantep'te doğdu. İlk ve ortaöğrenimini burada
tamamladıktan sonra 1948'de Kuleli Askeri Lisesi'ne gitti. 1953'te
Harp Okulu'nu bitirdi. 1957'de askerlikten ayrıldı. 1961'de mezun
olduğu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde asistanlık yaptı.
1965'te doktor, 1971'de doçent oldu. O dönemlerde gizlice Milli
İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) girdi. Kaynak, 1980 yılında da MİT'ten
emekli oldu. 1989'da iktisat profesörü oldu.  1993 yılında Gazi
Üniversitesi'nden emekliye ayrıldı. Yayımlanmış yirminin üzerinde
kitabı ve makaleleri bulunan Kaynak evli ve üç çocuk babası.


BGC'DEN YENİ EMNIYET MÜDÜRÜ YILMAZ'A ZIYARET

BGC Başkanı Nuri Kolaylı ve yönetim kurulu üyeleri, yeni Emniyet Müdürü Halil Yılmaz’ı makamında ziyar... devamı

Marmara Bayram’ın konusu BURSASPOR olacak.

Ramazan Bayramı’nın ilk günü yayınlanacak olan Marmara Bayram Gazetesi’nde ana konu olarak Bursaspor ele a... devamı

KOLAYLI: SANSÜR KALKMADI

Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, basından sansürün kaldırılışının 102. yıldönümü ne... devamı

BGC ÜYELERİ DAYANIŞMA GECESİNDE BULUŞTU

Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından basından sansürün kaldırılışının 102. yılı nedeniyle Kültürpark... devamı

“SUCUK-EKMEK PARTİSİ” BGC ÜYELERİNİ VE AİLELERİNİ BİR ARAYA GETİRDİ

Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nce düzenlenen “Sucuk-Ekmek Partisi”, Perşembe akşamı Kültür Park’ta yap... devamı