DÜNDEN BUGÜNE TÜRK MÜZİĞİ
Bursa Gazeteciler Cemiyeti ile Nilüfer Belediyesi'nin paydaşlığında gerçekleştirilen, Aydınlar la Yüz Yüze söyleşileri sürüyor.
Basın Kültür Sarayı Uğur Mumcu Etkinlik Salonu'nda 23 Mart akşamı
yapılan "Dünden Bugüne Türk Müziği" konulu söyleşiye, Türk müziğine
çeşitli alanlarda emek vermiş ve katkılarda bulunmuş Ahmet Say, Esin
Afşar ve Elvin Bahçeban katıldı.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı'nın matılımcıları
tanıttığı koısa konuşmasının ardından başlayan söyleşiyi gazeteci,
yazar müzik ve kültür insanı Ahmet Say yönetti.
Söyleşide ilk konuşmayı yapan Esin Afşar, yaşamında Bursa'nın önemli
bir yerinin olduğunu söyledi. İlk tiyatro oyununu Bursa'da oynadığını,
ilk konserini yinelediği kentlerin başında da Bursa'nın geldiğini
belirten Afşar, şöyle konuştu:
"Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Devlet Tiyatrosu'nun oyuncusuydum.
Haldun Taner'in Şark Ekspresi 'ni oynuyorduk. Çelik Palas otelinde
kalıyorduk. Kerim Afşar'a Muhsin Ertuğrul, her tür duygusal eylemi
yasaklamış. Nişanlanamazsın, evlenemezsin, anlamam demiş. Sonra söz
konusu olan Esin ise tamam demiş. Böylece burada nişanlandık. Törene
Şark Ekspresi'nde rol alan arkadaşlarım ile birkaç yakınımız katıldı...
Bundan başka, ilk konserimi yinelediğim ilk kentlerden biri de
Bursa'dır. Ahmet Vefik Paşa'da sahneye çıktım. Çok alkışlandığımı,
çok candan karşılandığımı hatırlıyorum. Ama ilk konserlerimden biri
olduğu için çok heyecanlanmış, ve ilk parçanın sözlerini de
unutmuştum. "Bugün ayın ışığı..." diyorum, gerisini hatırlayamıyorum.
Bir kere daha yineliyorum, seyirciden destek bekliyorum ama yok!
Sonunda da haydi söylesenize dedim de, arkasını getirdiler. Ben de
unuttuklarımı hatırlayıverdim...
Bursa'ya ilişkin böylesi anılarım var. Kolay unutulur şeyler değil
doğrusu..."
Esin Afşar sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ziya Gökalp; ulusal bilincin, ulusal dayanışmanın gelişip
şekillenmesinde, güçlenmesinde ulusal müziğin özel bir öneminin olduğu
inancındaydı. Atatürk de, kendi müziğimizi, halk müziğimizi
çağdaşlaştırabilirsek bu alanda da dünyaya açılabiliriz diyordu. Ben
de bunu yapmaya çalıştım. 1969'dan bu yana Avrupa'dan Uzakdoğu'ya,
ABD'den Rusya'ya ve Türk Cumhuriyetlerine kadar pek çok ülkede çağdaş
Türk müziğinin sesi olmaya, çağdaş Türk müziğini tanıtmaya çaba
harcadım. Bunu başarabildiysem ne mutlu!"
Esin Afşar'ın ardından söz alan Elvin Bahçeban, konuşmasına Samin
Bahçeban'ın bir eseri olan "Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa!" isimli
eseri okuyarak başladı. Daha sonra aynı eseri Esin Afşar'la birlikte
seslendiren Bahçeban, şöyle konuştu:
"Atatürk'ün dehası, her alanda olduğu gibi müzik alanında da Türk
milleti için yol göstericidir. Nasıl bir müzik yapmamız gerektiğini,
müziğimizin nasıl olursa daha evrensel ve daha mükemmel olacağı
üzerine kafa yordu. Avrupa'ya gönderip yetiştirdiği hocalarımıza
anlattı. Onlar da Türk müziğinin ilk güzel çok sesli, senfonik
örneklerini ortaya koydular ve aynı yolda yürüyen biz öğrencilerini
yetiştirdiler. Atatürk'ün yolunda yürümek bu yüzden de boynumuzun
borcudur."
Söyleşide son sözü alan Ahmet Say, konuşmasına Atatürk'ün müzik
üzerine sözlerinden derlediği bir seçkiyi aktararak başladı.
Bunun ardından, ana konuya gecen Say, "Müzikte nereden nereye
geldiğimiz konusu, bilimde nereden nereye geldiğimizle, toplumsal
yaşamda nereden nereye geldiğimizle çok yakından ilgili birn konudur.
Atatürk'ün, 1938'e kadar müzik üzerine yaptığı değerlendirmeleri
hatırlayacak olursanız bu soruya da verilecek bir yanıtınız vardır.
Atatürk "Amacımız Türk toplumunu tamamen uygar bir toplum haline
getirmektir. Başarı için gerçek kılavuz bilim ve sanattır" diyordu.
Müzikte nereden nereye geldiğimizi anlamak için, Atatürk'ün bu sözünün
eğitimde, bilimde, sanatta ne kadar önemsendiğini, ne kadar kılavuz
kabul edildiğini düşünmek, buna ilişkin olgulara bakmak gerekir. Buna
baktığınız zaman maalesef iyi bir yerde değiliz..."
Ahmet Say bir soru üzerine de şöyle konuştu:
"Fazıl Say'ın babası olmak önemli bir hadise değil. Fazıl biyolojik
oğlumdur, ama ben onun müzisyen olarak babası değilim. Onun çabaları
elbette beni de mutlu ediyor. Müzikte iyi olunması beni her zaman
mutlu eder




