MEHMET COŞKUNDENİZ

Bu sayfa 2009-11-20 16:14:03 tarihinde yayınlandı ve 1451 kez okundu.

EVLİLİK AŞKLA DEĞİL SEVGİYLE BESLENİR.


“AŞK DOKTORU” MEHMET COŞKUNDENİZ:
-AŞK BİR DELİLİK HALİDİR. AŞIK İNSANDA BEYİN DOPAMİN SALGILAR. BU MADDE,  BEYNİN MUHAKEME MERKEZİNİ BLOKE EDER. AŞKIN GÖZÜNÜN “KÖR” OLMASI BUNDANDIR.
-AŞIK OLDUĞUNUZLA EVLENİN, AMA AŞIKKEN EVLENMEYİN. BİR AŞK İLİŞKİSİNDE  NE ZAMAN AYAKLAR YERE BASAR, O ZAMAN EVLİLİK BAŞLAR.  EVLİLİK  AŞKLA DEĞİL SEVGİYLE BESLENİR.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti, Uludağ Üniversitesi  ve Nilüfer Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği  Aydınlarla Yüz Yüze Söyleşileri’nin konuğu,  Posta gazetesindeki   “Aşk Doktoru”  köşesinde sevi ilişkileri üzerine yazan gazeteci Mehmet Coşkundeniz’di.
Coşkundeniz, “Bir delilik hali: Aşk” başlıklı söyleşisinde, “Aşk bir delilik halidir gerçekten. Çünkü aşık olan insanda beyin dopamin diye bir madde salgılar. Bu madde, beynin muhakeme merkezini bloke eder. Aşkın gözünün ‘kör’ olması  bundandır” dedi.  Söyleşinin devamında  aşk, sevgi, evlilik, ayrılık sorunlarını değerlendiren Coşkundeniz, “Gençlere önerim: Aşık olduğunuzla evlenin, ama aşıkken evlenmeyin. Çünkü bir aşk ilişkisinde ne zaman ayaklan yere basarsa,  o zaman evlilik başlar. Evlilik sanıldığı gibi aşkla değil sevgiyle beslenir” diye konuştu.
Coşkundeniz,  konuşmasının başlangıcında bilim insanlarının insan beyni ile davranışları arasındaki ilişkiyi saptamak için uzun uğraşlar verdiklerini, bunun sonucu olarak da, insanın “Aşk” denilen haliyle “delilik” hali arasında ilginç benzerlikler bulduklarını söyledi. Coşkundeniz şöyle konuştu:
 “Aşk bir delilik halidir gerçekten. Çünkü aşık olan insanda beyin dopamin diye bir madde salgılar. Bu madde, beynin muhakeme merkezini bloke eder. Aşkın gözünün ‘kör’ olması  bundandır.  Şizofrenlerin de beyinleri aşıklarınki gibi dopamin salgılar. Şizofren gerçeklik duygusunu, çevresini doğru algılama yetisini kaybeder. Aşkta da böylesi bir durum söz konusudur. Ayaklarımız yerden kesilir.  Gökyüzünde uçmaya başlarız. Aşık olduğumuz insanın her davranışı, her tutumu bizde hayranlık uyandırır. Ama gün gelir aşkın kimyası biter. Bu anlamda aşk sürekli yürüyen bir hal değildir. Çünkü o hormonun salgılanması ger geç bitecektir.  O zaman, ne yapalım, ayrılalım mı?  Evet, ya ayrılırsınız, ya da aşkın yerine uzun dönemli bir sevgi ilişkisi geliştirir, onu koyarsınız. İkisi de mümkündür. Birbirinin karşısına koymadan ikisini de düşünebelirsiniz…”
“NEFRET ET, AMA ACIMA!”
Erkeklerin kadınları anlamaya çalışmasının “beyhude” bir çaba olduğunu ifade eden Coşkundeniz, “Çünkü kadın ve erkeğin beyinleri esaslı olarak bir birinden farklı. Kıvrımlarına kadar farklı…” dedi.
Kimi erkeklerin, kadınların acıma duygusunu  aşk sanabildiklerini belirten Coşkundeniz, “İbrahim Tatlıses bir filminde “Benden nefret ama, bana acıma” der. Bunu Murathan Mungan söyleseydi, ‘Ne hikmet!’  diye baş tacı ederdik. Tatlıses söyleyince etkisi aynı olmuyor” diye konuştu.
 Söyleşinin devamında  aşk, sevgi, evlilik, ayrılık sorunlarını değerlendiren Coşkundeniz, “Gençlere önerim: Aşık olduğunuzla evlenin, ama aşıkken evlenmeyin. Çünkü bir aşk ilişkisinde ne zaman ayaklan yere basarsa,  o zaman evlilik başlar. Evlilik sanıldığı gibi aşkla değil sevgiyle beslenir. Sevgiye emek vermez, onu uzun soluklu kılacak bir uğraştan, çabadan yoksun bırakırsanız, solar.
Türk Dil Kurumu’nun sözlüğü aşkı, ‘aşırı sevgi ve bağlılık duygusu’ diye tanımlıyor. Ben de, bir yazımda ‘Bu şehri senin için yıkarım’ diye yazmıştım. Yıkabilir miyim? Elbette hayır! Ama aşk halinde bunları duyumsar insan. Her şeyi yapabileceğini,  salt sevgilisi istedi diye en olmayacak işlerin altından kalkabileceğini sanır. Aşk dünyanın en güçlü duygusudur. Onu uğruna memleketler yıkılmış, savaşlar çıkmış! Troya, Helen’in aşkına kurban gitmiş! Unutmayın ki, içinizden aşık olmayan varsa, ‘ben aşka inanmıyorum’ diyen varsa, bir gün, hiç beklemediği bir anda aşık olabilir. Öye de olur ki, o ‘Aşk uğruna’ evini, eşini, çocuklarını –hem de her şey çok iyi giderken, her şey çok yolundayken- bırakıp gidebilir. Erkek için olduğu kadar, kadın için de doğrudur bu. Kadın veya erkek fark etmez. Ne insanlar gördüm? Hayatında ağzına işkembe çorbası koymamışken, aşık olduğu insan seviyor diye işkembe çorbası içmeye başlamıştır; veya Eyfel Kulesi’ni evinin bahçesine kurmaya kalkışmıştır! İşte, bunun her zaman böyle gideceğini beklememek gerekir. Günümüzde sevgi için yeterince çaba ve zaman harcanmıyor. Çok kolay terk ediyoruz.  Biri diyor ki, bin kadınla ilişkim var! İyi de bunun övünülecek tarafı nerede? Bir kadınla, doğru düzgün bir ilişkin olmuş mu? ‘Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, şimdi içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiyim…En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. Seni düşündüğümde içim içime sığmadı hep. Seni düşünmek dünyalara değer” dediğin biri oldu mu? Önemli olan budur. Bu yoksa, bin olmuş ne yazar!”

Fotoğrafaltı:
1
Aşıksak, ayaklarımız yerden kesilir.  Gökyüzünde uçmaya başlarız. Aşık olduğumuz insanın her davranışı, her tutumu bizde hayranlık uyandırır. Ama gün gelir aşkın kimyası biter. Bu anlamda aşk sürekli yürüyen bir hal değildir. Çünkü o hormonun salgılanması ger geç bitecektir. O zaman, ne yapalım, ayrılalım mı?  Evet; ya ayrılırsınız, ya da aşkın yerine uzun dönemli bir sevgi ilişkisi geliştirir, onu koyarsınız. İkisi de mümkündür. Birbirinin karşısına koymadan ikisini de düşünebelirsiniz…”
2
Türk Dil Kurumu’nun sözlüğü aşkı, ‘aşırı sevgi ve bağlılık duygusu’ diye tanımlıyor. Ben de, bir yazımda ‘Bu şehri senin için yıkarım’ diye yazmıştım. Yıkabilir miyim? Elbette hayır! Ama aşk halinde bunları duyumsar insan. Her şeyi yapabileceğini,  salt sevgilisi istedi diye, en olmayacak işlerin altından kalkabileceğini sanır. Aşk, dünyanın en güçlü duygusudur. Onu uğruna memleketler yıkılmış, savaşlar çıkmış! Troya, Helen’in aşkına kurban gitmiş!
3
“Unutmayın ki,  içinizden aşık olmayan varsa, ‘ben aşka inanmıyorum’ diyen varsa, bir gün, hiç beklemediği bir anda aşık olabilir.  Öyle de olur ki, o ‘aşk uğruna’ evini, eşini, çocuklarını –hem de her şey çok iyi giderken, her şey yolundayken- bırakıp gidebilir. Erkek için olduğu kadar, kadın için de doğrudur bu. Kadın veya erkek fark etmez. Ne insanlar gördüm? Hayatında ağzına işkembe çorbası koymamışken, aşık olduğu insan seviyor diye işkembe çorbası içmeye başlamıştır.”
4
“Biri diyor ki, bin kadınla ilişkim var! İyi de bunun övünülecek tarafı nerede? Bir kadınla, doğru düzgün bir ilişkin olmuş mu? ‘Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, şimdi içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiyim…En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. Seni düşündüğümde içim içime sığmadı hep. Seni düşünmek dünyalara değer” dediğin biri oldu mu? Önemli olan budur. Bu yoksa, bin olmuş ne yazar!”
Özgeçmiş
Mersin’de doğdu.  Orta öğrenimini bu kentte yaptı. Yüksek öğrenimini İstanbul’da, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirerek yaptı. Gazeteciliğe, 1987 yılında Güneş gazetesinde stajyer muhabir olarak başladı. 1994’te televizyonculuğu denedi. Çalıştığı programlarda muhabirlik, metin yazarlığı ve yönetmen yardımcılığı yaptı. 1995’te Posta gazetesinde gece sorumlusu olarak işe başladı. 1997’de aynı gazetenin haber müdürü oldu.1999’un başında Posta gazetesinde “Aşk Doktoru” isimli sayfayı hazırlamaya başladı.
Kitapları:Aşk Buldu Bizi, Seni Seviyorum Çünkü, Sensiz Olmaz Çünkü, Aşk Yakalar Seni, Aşk Bize Yakıştı, Sen Git Aşk Bana Kalsın, İhbar Ediyorum Yüreğimi, Bana Bir Aşk Borçlusun…


Basın Trafik Kartı Protokolü yürürlüğe girdi

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında imzalanan Basın Trafi... devamı

Yüz Yüze Söyleşileri'e Yakışan Final

Yüz Yüze Söyleşileri'nin Finaline Ali ve Aysun Kocatepe Konuk Oldu. devamı

Yüz Yüze Söyleşileri'nde Ali ve Aysun Kocatepe'den yakışan final

Ünlü müzisyenler Ali ve Aysun Kocatepe Yüz Yüze Söyleşileri'nin finalinde Türk Pop müziğinin hem tarihini... devamı

Matlı'dan Bgc' ye Ziyaret

AK Parti Bursa Milletvekili Önder Matlı, BGC Başkanı Nuri Kolaylı ve yeni yönetim kurulunu ziyaret etti. devamı

Basın Halı Saha Futbol Turnuvası kuraları çekildi

Bursa Gazeteciler Cemiyeti -Bursada Bugün Basın Halı Saha Futbol Turnuvası kura çekimi Bursa Gazeteciler Cemiy... devamı