PELİN BATU - NİLÜFER AÇIKALIN

Aydınlarla Yüz Yüze'nin konukları Pelin Batu ile Nilüfer Açıkalın'dı
 
AÇIKALIN:
-HAYATIMIN İKİ AYRI KOLU VAR: BİRİ SAHNE, ÖTEKİ YAZIN…  EN BÜYÜK SORUNUM BU İKİSİ ARASINDA UYUMU YAKALAMAK…
BATU:
-TARİHİ BİR BAKIMA HİKAYELER TOPLAMI OLARAK GÖRÜYORUM. HİSTORY KAVRAMI DA,  HİKAYEYİ DIŞLAMAYAN BİR KAVRAM…
 
Uludağ Üniversitesi, Nilüfer Belediyesi ve Bursa Gazeteciler Cemiyeti'nin birlikte düzenlediği "Aydınlarla Yüz Yüze" programının bu haftaki konukları Nilüfer Açıkalın ile Pelin Batu'ydu.
BGC Başkan Yardımcısı Necati Kartal'ın kolaylaştırıcılığında gerçekleşen "Hayat ve Sanat" başlıklı söyleşide, genç oyuncu ve yazar Nilüfer Açıkalın, hem alaylı hem de mektepli olarak yaklaşık on yıldır yazarlıkla oyunculuğu birlikte yürütmeye çalıştığını belirterek, "Hayatımın iki ayrı kolu var: Biri sahne, öteki yazın… En büyük sorunum bu ikisi arasında uyumu yakalamak" dedi.
Pelin Batu ise, edebiyat eğitiminin ardından tarih eğitimine başlarken aslında "tarihçi" olmak, bu alanda "kariyer" yapmak gibi bir iddia taşımadığını söyledi.  Batu, ",Tarihi bir bakıma hikayeler toplamı olarak görüyorum. History kavramı da, hikayeyi dışlamayan bir kavramdır" dedi.
 
YAZARLIĞIM İYİ GİDİYOR
Söyleşide ilk konuşmayı yapan Nilüfer Açıkalın, sözlerine "Aydın" olarak anılmaktan ve "Aydınlarla Yüz Yüze Söyleşileri"ne çağrılmaktan büyük onur duyduğunu, ancak "mütevazılığı çok uç boyutlara götürmüş biri olarak bu konuda ne söyleyeceğini bilemediğini" ifade ederek başladı. Açıkalın, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hayatımın iki ayrı kolu var: Biri oyunculuk, yani sahne; öteki de yazarlık yani yazın… Kişisel olarak en büyük sorunum, bu ikisi arasında uyumu yakalamak… Biri, çok fazla dışa dönük, diğeri ise çok fazla içe dönük. Bu ikisini nasıl uyuştururum diye hep sorun yaşadım. On yıldır hem mektepli, hem alaylı olarak iki işimi birlikte yürütmeye çalışıyorum. Hayatımın tüm dönemlerinde okullarda hep birincilikle geçmiş biriyim. Her zaman başarılıydım yani. Lise eğitiminden sonra İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü'ne girdim. İki yıl sonra yatay geçişle, yetenek sınavını da kazanarak Mimar Sinan Üniversitesi'ne geçtim. On yıl önce ilk kitabımı yazdım. Bu yıl yedinci kitabım yayımlandı. Prezantasyondan hiç mi hiç anlamayan biri olarak sevdiğim işi yaptım. İçe dönük biri olarak yazmak bana çok uygun düşüyor. Oyunculuk ve yazı dışında, kişisel gelişimimi tamamlamaya yardım edecek kitaplar okuyorum. Tahmin edersiniz ki, bunların "Nasıl Zengin Olunur" "Sevdiğiniz Adamı Nasıl Elinizde Tutarsınız" gibi kitaplarla ilgisi yok…
Benim hikayelerim, sokaktaki insanın, hatta çok ara sokaktaki insanların hayatını anlatıyor. Onların hayatını anlatmak da bana çok iyi geliyor. Çok beğenilen, çok da iyi giden bir yazarlığım var. Ama, bundan kimsenin haberi yok! Hayatı en iyi anladığım yerler, hikayelerimin kuytulukları, gizli saklı köşeleri, İyi olmayan bir konuşmacı olmama karşılık buraya gelmemin nedeni bunu anlatmak, bunu sizinle paylaşmaktı…"
 
İŞLERİM BİRBİRİNİ TAMAMLIYOR
Pelin Batu, konuşmasına,  Nilüfer Açıkalın'la birçok ortak yanlarının bulunduğunu belirterek başladı. Batu,  "BGC çok önemli bir şeyi başardı. Hayata böylesine ortak bakan iki insanı ilk kez bir söyleşide bir araya getirdi" dedi.
"On senedir Türkiye'de, İstanbul'da yaşadığını" ifade eden Batu, "Buraya (Türkiye’ye) gelmeden önce edebiyat okuyordum. Buraya gelince tarih okumaya karar verdim. Çünkü tarihini bilmeden bir toplumu tanımanın pek de mümkün olmayacağını düşünüyorum. Tarih okurken, tarihçi olacağım, bu alanda kariyer yapacağım gibi bir iddia taşımıyordum.Tarihi, bir bakıma hikayeler toplamı olarak görüyorum. History kavramı da, hikayeyi dışlamayan bir kavramdır" diye konuştu.
Sahne ve sinemayı "çok sosyal bir alan" olarak niteleyen Batu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Son yıllarda Türk sinemasının çok geliştiğine ilişkin bir yargı var toplumda. Belki, çok iyi filmler yapılıyor, çok iyi projeler hayata geçiriliyor, ama bir endüstri olarak hala büyük sorunları var Türk sinemasının. Telif haklarından, oyuncuların çalışma koşullarına kadar uzanıyor bu sorunlar. Şimdiye kadar, hakikaten 'çok güzel' diyebileceğim bir projede yer almadım. Gidip birilerinden rol de istemedim. Bu yüzden olmalı yazmayı sinemadan daha çok seviyorum. Çünkü yazarken, kendi dünyanızdasınız. Kendi kendinizle baş başasınız. Kimsenin sizi keşfetmesini beklemeniz gerekmiyor. Keşfeden, araştıran, inceleyen siz oluyorsunuz. Edebiyat doktoram bitmek üzere. Akademik kariyerimi sürdürmek istiyorum. Öğrencilik dünyanın en zevkli işi. Öğretim üyesi olursanız zaten hep öğrenci olarak kalıyorsunuz. Doktoram bittiğinde yazmaya daha çok zaman ayırabileceğim. Sinemada, yılda ortalama bir filmde oynuyorum. Bu bakımdan, sinemayı yazma işinin önünde bir engel olarak görmüyorum. Fakat bir dizi filmde oynayacağımı sanmıyorum. Çok zaman alıyor çünkü. Dizide rol almak, yazma işini unutmayı gerektirebilir…"
Nilüfer Açıkalın ve Pelin Batu, söyleşi sonrasında okuyucalıran kitaplarını imzalayıp yönelttikleri soruları da yanıtladılar.
Fotoğrafaltı
N.AÇIKALIN 1
On yıldır hem mektepli, hem alaylı olarak iki işimi birlikte yürütmeye çalışıyorum. Hayatımın tüm dönemlerinde okullarda hep birincilikle geçmiş biriyim. Her zaman başarılıydım…
N. AÇIKALIN 2
On yıl önce ilk kitabımı yazdım. Bu yıl yedinci kitabım yayımlandı. Prezantasyondan hiç mi hiç anlamayan biri olarak sevdiğim işi yaptım. İçe dönük biri olarak yazmak bana çok uygun düşüyor.

N.AÇIKALIN 3
Oyunculuk ve yazı dışında, kişisel gelişimimi tamamlamaya yardım edecek kitaplar okuyorum. Tahmin edersiniz ki, bunların "Nasıl Zengin Olunur" "Sevdiğiniz Adamı Nasıl Elinizde Tutarsınız" gibi kitaplarla ilgisi yok…

N.AÇIKALIN 4
Benim hikayelerim, sokaktaki insanın, hatta çok ara sokaktaki insanların hayatını anlatıyor. Onların hayatını anlatmak da bana çok iyi geliyor. Çok beğenilen, çok da iyi giden bir yazarlığım var.
 

Pelin BATU 1
"Buraya (Türkiye’ye) gelmeden önce edebiyat okuyordum. Buraya gelince tarih okumaya karar verdim. Çünkü tarihini bilmeden bir toplumu tanımanın pek de mümkün olmayacağını düşünüyorum.
P.BATU     2
pTarih okurken, tarihçi olacağım, bu alanda kariyer yapacağım gibi bir iddia taşımıyordum.Tarihi, bir bakıma hikayeler toplamı olarak görüyorum. History kavramı da, hikayeyi dışlamayan bir kavramdır.
P. BATU    3
Son yıllarda Türk sinemasının çok geliştiğine ilişkin bir yargı var toplumda. Belki, çok iyi filmler yapılıyor, çok iyi projeler hayata geçiriliyor, ama bir endüstri olarak hala büyük sorunları var Türk sinemasının.
P. BATU    4
Öğrencilik dünyanın en zevkli işi. Öğretim üyesi olursanız zaten hep öğrenci olarak kalıyorsunuz. Doktoram bittiğinde yazmaya daha çok zaman ayırabileceğim. Sinemada, yılda ortalama bir filmde oynuyorum.
ÖZGEÇMİŞ
Nilüfer AÇIKALIN
İstanbul 1967. Oyuncu, yazar
Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvar’ı Tiyatro Bölümü’nde oyunculuk eğitimi alarak mezun oldu. Kısa öyküleri 1997 yılından itibaren gazete ve dergilerde çıkmaya başladı. Bir dönem Devlet Tiyatroları’nda da çalışan Açıkalın, 1987'den bu yana tiyatro, sinema ve TV'de oyunculuk yapıyor. Kara Kentin Çocukları adlı filmdeki oyunuyla Sadri Alışık En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü (2000), Bekleme Odası adlı filmdeki oyunuyla da Orhan Arıburnu En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (2003) ödülünü aldı.
Kitapları:  Bıçak Sırtı,  Saklı Safkan, Çocuk Oyuncağı Değil, İyiler Yalnız Gezer, Yıkık Aşklar Diyarı, Çatlak Zamanlar…
Oynadığı filmler: Hepimiz Kardeşiz, Otel İstanbul, Bekleme Odası, Serseri Aşıklar, Havada Bulut,  Kiralık Kadın, Artık Sevmeyeceğim, Beyoğlu Rüyası, Şaşı Felek Çıkmazı, Dansöz, Güle Güle, Kimsecikler, Harem Suare, Kara Kentin Çocukları, Karanlıkta Biri Var, Deniz Bekliyordu, Şovalye, Pamuk Prenses ve Hain, Beşi Bir Yerde, Sihirli Ceket, Yer Çekimli Aşklar, Gülşen Abi, Çılgın Aşıklar, Şaşkın Gelin, Yağmur Beklerken, Talaz, İlk Aşk, Ada, Zengin Mutfağı…
Rol aldığı tiyatro eserleri: Altı Şahıs Yazarını Arıyor, Buruk Ezgi, Derin Bir Soluk Al,  Üç Kadın Bir Çapkın…

Pelin BATU
Ankara 1978. Oyuncu ve yazar
Babası İnal Batu’nun görevi nedeniyle hayatının büyük bir bölümünü yurt dışında geçirdi. İlk ve orta okulu Pakistan ve Ankara’da, Liseyi Amerika Birleşik Devletleri’nde okudu. New York Üniversitesi’nden Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’ne geçiş yaparak bu bölümü bitirdi. İlk sinema deneyimini Harem ile Suare adlı filmle kazandı. Çok sayıda sinema film ve TV dizisinde rol aldı.
Oynadığı filmler: Ben Fazla Kalmayacağım, Dün Gece Bir Rüya Gördüm, Kiraz Operasyonu, İnci öğretmen, Sessiz Gece,  Ayışığı Neredesin, Bakış, Baba, İçerideki, O Şimdi Asker, Şellale, Komserin Kızı Su, Harem Suare, Hayal Kurma Oyunları, Akşam Güneşi, Jülide..
Kitapları: Yahudilik Tarihi (Ahmet Yıldız’la birlikte), Glass (İngilizce,şiir).


Orhan Can vefat etti

Bursa Gazeteciler Cemiyeti üyesi ve spor muhabiri Orhan Can vefat etti. devamı

“ÖNCELİĞİMİZ TRAFİK VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE"

BGC Yönetim Kurulu, Bursa'ya atanan yeni Emniyet Müdürü Osman Ak’ı ziyaret etti. devamı

Özcan Ciyer vefat etti

BGC eski İdare Müdürü Özcan Ciyer, tedavi gördüğü Tıp Fakültesi Hastanesi'nde vefat etti. devamı

Bakan Çavuşoğlu’dan Basına destek sözü

Nuri Kolaylı ve Yönetim Kurulu üyeleri, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’nu Çankaya Köşkü’ndek... devamı

Marmara Bayram okurlarıyla buluşacak

BGC Marmara Bayram’ın ana teması, “Bursa’nın tarihi mirası” olarak belirlendi. devamı